Makalelerimiz > Tüp Bebek Makaleler > Laparoskopi-Histeroskopi Makaleler > Jinekoloji Makaleler > Gebelik-Doğum Makaleler > Vajinismus Makaleler

Erken Doğum, Erken Doğum Belirtileri


erken dogum belirtileri

Erken doğum (prematüre doğum) nedir?


Erken doğum yada prematüre doğum, 20 haftadan sonra ancak 37 haftadan önce sancı ve rahim ağzında açılma gibi erken doğum belirtileri başlayan hastalarda olan doğumları tanımlamaktadır. 37 haftası dolmuş doğumlar ise normal zamanında olmuş doğum olarak nitelendirilir. Tüm doğumların %10’ u erken doğum olarak gerçekleşmektedir. Bebek ölümlerinin en büyük nedenlerindendir. Yenidoğan bebek ölümlerinin %75’ini prematüre bebekler oluşturmaktadır.

Erken doğum tehdidi terimi sadece sancıları başlayan ancak rahim ağzında açılma olmayan hastaları ifade etmektedir. Rahim ağzında açılma başlayacak olursa ve durdurulamazsa artık erken doğum riski oldukça artmış olup erken doğum eylemi adını almaktadır.

Erken doğum nedenleri nelerdir? Erken doğum riski kimlerde yüksektir?


Erken doğum riski bazı hasta gruplarında daha yüksektir. Aşağıdaki risk faktörleri varsa erken doğum riskiniz artacaktır. Bu risk faktörleri şunlardır:

- Daha önce erken doğum yapmış olmak en önemli risk faktörüdür.
- Rahim ağzıyla ilgili ameliyat geçirenler, rahim ağzı yetmezliği
- Rahimde septum, yapışıklık yada şekil buzkluğu yapan miyomların olması
- Sigara içilmesi
- İlaç bağımlılığı
- İdrar yolu enfeksiyonu
- Gebelik sırasında su gelmesi (EMR; erken membran rüptürü)
- Preeklampsi (gebelikte tansiyon yükselmesi)
- Çoğul gebelikler
- Polihidramnios (bebeğin suyunun çok olması)
- Anne yaşının 18’ den küçük, 40’tan büyük olması
- Aşırı fiziksel aktivite
- Gebelikte kanama olması
- Siyah ırk
- Düşük sosyoekonomik düzey

Erken doğum belirtileri nelerdir?


Erken doğum belirtileri her zaman belirgin olmaz. Gebelikte normal hastalarda da görülen kasık, bel yada karın ağrısı bazen erken doğumun belirtisi olabilir. Bu nedenle bu şikayetlerin olduğu gebelerin çok iyi incelenmesi ve erken doğumun ekarte edilmesi oldukça önemlidir. Kanama, su gelmesi yada aşağıya baskı hissi olması ise erken doğumun en önemli belirtileridir. Bu hastaların muhakkak hastanede gözlem altında tutulması gerekmektedir.

Erken doğum belirtileri kaçıncı haftada başlar?


Erken doğum eyleminin ne zaman başlayacağını önceden kestirmek mümkün değildir. Öncelikle belirtileri olan gebelerin iyi bir ultrasonografik değerlendirme ve jinekolojik muayene yapılması gerekecektir. Ultrasonografik değerlendirmede rahim ağzındaki kısalma yada hunileşme erken doğumun habercisi olabilir. Bu hastaların seri ultrason takipleri ile yakından takip edilmesi, gerekli olan hastalara rahim ağzına dikiş konulması veya erken doğum riskini azaltan ilaçların başlanması gerekir. Erken doğum yapan hastaların büyük çoğunluğu 34 hafta ve üzerindedir. Ancak 20 haftanın üzerinde herhangi bir haftada erken doğum başlayabilir. Her hastanın erken doğum riski vardır. Ancak en büyük risk daha önce erken doğum yapan hastalardadır.

Prematüre bebeklerde görülen problemler nelerdir?


- Erken doğan bebeklerde en önemli sıkıntı akciğer gelişiminin tamamlanmamasına bağlı olarak gelişen solunum sıkıntısıdır. (respiratuvar distres sendromu)
- Bronkopulmoner displazi
- Kafa içi kanama
- Nekrotizan enterokolit denen ciddi bağırsak iltihabı
- Sepsis denilen yaygın vücut enfeksiyonu
- Sarılık
- Hipoglisemi denen kan şekeri düşüklüğü
- Erken doğuma bağlı görme kayıpları (prematüre retinopatisi)
- Patent duktus arteriozus ( doğum sonrası kapanması gereken damarın kapanmamasına bağlı dolaşım bozukluğu)
- Görme ve işitme problemleri

Erken doğumda bebek yaşama şansı nedir?


Erken doğum yapanlarda bebeğin yaşama şansı gebelik haftası hesaplamasına bağlıdır. 34 haftanın üzerindeki erken doğumlarda yaşama şansı %100’e yakındır. 30 haftadan sonra %90 olan yaşama şansı 24-26 haftalık gebelerde %50’dir. Bu noktada doğum yapılan hastanenin yenidoğan yoğun bakım şartlarıda oldukça etkileyici bir faktördür. Yenidoğan yoğum bakım şartları oldukça gelişmiş olup bu konuda deneyimli yenidoğan uzmanlarının sayılarının da artmasıyla yenidoğan ölüm oranları oldukça düşmüştür. Hafta hafta gebelik ilerledikçe bebeğinizin yaşama şansı artacaktır.

Erken doğum eyleminde tedavi


Ağrısı olmayan sadece rahim ağzında kısalma tesbit edilen gebelerde servikal sütür denilen rahim ağzına dikiş koyma operasyonu gerçekleştirilebilir. Servikal sütür de diğer ilaçlara önemli bir alternatiftir. Ancak hangi hastada servikal sütür, hangi hastada ilaç kullanımının tercih edileceği yönünde kesin kanıtlar yoktur. Önceki gebeliğinde erken doğum yapan hastalarda 12-16 haftalar arasında rahim ağzına dikiş konulabilir. Şununda bilinmesi gerekir. Rahim ağzına dikiş konulması da bazen erken doğum riskini arttırabilir. Bu nedenle bu kararı verirken işlemin faydaları yada zararları hastayla detaylı olarak tartışılmalıdır.

Erken doğum önlenebilir mi?


Erken doğum belirtileri olan gebelerin muayenesinde erken doğum riskini artıran bulgular tesbit edilecek olursa hastalar hastaneye yatırılarak takip edilmelidir. Yapılan NST’de sancıların tesbit edilmesi, ultrasonda rahim ağzında açılma, kısalma yada hunileşme tesbit edilmesi durumlarında yatırılarak hidrasyon dediğimiz serum tedavisi başlanır. Sancısı ve rahimde açılma olanlarda sancıları azaltıcı ilaçlar başlanmalıdır. Bu sayede gebelik süresi uzatılabilir. Bu tedaviler sonucunda hastanın sancıları duracak olursa hasta kontrole gelmek üzere taburcu edilir. Uygun olan hastalar rahim ağzına dikiş konulması açısından değerlendirilmelidir. Sancıları durmayan hastalar normal doğum yada sezeryan ameliyatı açısından değerlendirilmelidir. Doğumun yenidoğan yoğunbakım şartlarının iyi olduğu bir hastanede yapılması bebeğin geleceği açısından oldukça önemlidir.

Erken doğum riski olanların nelere dikkat etmesi gereklidir?


Erken doğum belirtileri olan gebelerin muhakkak yatak istirahatine önem vermeleri gerekmektedir. Gerekirse yürüyüşlere ara verilmesi gerekecektir. Egzersizler yasaklanmalıdır. Sıvıyı bol almalı, yorucu işler yapmamalı ve stresten uzak durmalıdır. Erken doğum riski olan hastalarda cinsel ilişki yasaklanmalıdır.

Ankara Çankaya Çukurambar'daki muayenehanemizde gebelik takibi Ankara jinekolog Doç. Dr. Aydın Köşüş tarafından yapılmaktadır. Ankara gebelik takibi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Gebelik takibi Ankara, Doğum Ankara, Jinekolog Ankara, Doç. Dr. Aydın Köşüş

Aşağıdaki makalelerimizi de okuyabilirsiniz Nedir?

>>>Gebelik öncesi kontrol önemli midir?
>>>Gebelikte sık görülen şikayetler nelerdir?
>>>Gebelikte yapılan işlemler nelerdir?
>>>Gebelikte beslenme nasıl olmalıdır?
>>>Gebelikte İlk Üç Ay
>>>Her Bitkisel Çayı Gebelikte Tüketmeyin!
>>>Gebelikte kilo alımı nasıl olmalıdır?
>>>Gebelikte çiğ etle yapılan yiyecekler güvenli midir?
>>>Gebelikte ileri anne yaşı önemli midir?
>>>Gebelik Sırasında Beslenmeme Dikkat Etmeliyim!

Buradan gebelik hesaplama sayfamıza geçebilirsiniz.




Kliniğimizde

Kliniğimizde gebelik öncesi hastaların gebeliğe uygun olup olmadığını belirlemek için yapılan muayenede smear testi muhakkak alınır. Kan ve idrar testleri alınarak değerlendirilir. Problem çıkan hastalarda gebelik geciktirilir.

Ankara Gebelik Takibi İletişim Bilgileri

Telefon:(312)285-85-88
Email: aydinkosus@gmail.com
Website: www.aydinkosus.com

Ankara Ticaret Merkezi,
Kızılırmak Mah,
1450 sok,
B Blok No:4,
Çukurambar/Çankaya,
ANKARA